1.3. Yükseköğretimde Entegrasyon ve Biyoekolojik Gelişim Modeli
Suriyeli sığınmacı öğrencilerin yükseköğretime entegrasyonu, bireysel psikolojik özellikler ile çevresel sosyo-politik sistemlerin dinamik etkileşimini içeren çok katmanlı bir olgudur. Bu doğrultuda biyoekolojik gelişim modeli, öğrencilerin üniversite ekosistemindeki uyum süreçlerini kuramsal bir çerçeveye oturtarak açıklamak için elverişli bir zemin sunmaktadır (2022). Mikrosistem düzeyinde cereyan eden amfi içi akademik etkileşimler, akran grupları ve öğretim elemanlarıyla kurulan temaslar, sığınmacı gençlerin sosyal kabul düzeylerini ve kurumsal aidiyet hislerini doğrudan belirlemektedir. Ancak alanyazındaki ampirik bulgular, yükseköğretimdeki Suriyeli öğrencilerin ev sahibi toplumla bir arada yaşama ve akademik yaşama etkin biçimde katılma yönündeki yüksek motivasyonlarına karşın; dışlanma, yabancılık, damgalanma ve psiko-sosyal destekten yoksun kalma gibi çok boyutlu engellerle karşılaşmayı sürdürdüklerini ortaya koymaktadır (2021). Bu tablo, makro düzeyde benimsenen kapsayıcı mevzuat ve düzenlemelerin mikro düzeydeki kampüs pratiklerine ve sınıf iklimine bütünüyle aktarılamadığını göstermektedir. Biyoekolojik modelin mezo ve egzosistem katmanları irdelendiğinde, üniversitelerin sunduğu Türkçe dil hazırlık programları, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve barınma destekleri entegrasyonun kurumsal omurgasını oluşturmaktadır. Bireylerin göç sonrası deneyimlediği dil bariyerleri, toplumsal önyargılar ve iktisadi kısıtlar uyum sürecinde belirgin risk faktörleri yaratırken; yükseköğretim ortamının sağladığı öğrenme arzusu, sabır, özgüven ve akademik kariyer hedefleri öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını yükselten koruyucu etkenler olarak öne çıkmaktadır (2019). Dolayısıyla yükseköğretimde sürdürülebilir bir entegrasyonun tesisi, yalnızca öğrencilerin bireysel intibak gayretlerine indirgenemez; makro düzeydeki bütüncül politikaların kampüslerdeki çok kültürlü etkileşim alanlarıyla ve kurumsal desteklerle güçlendirilmesi şarttır. Bu bağlamda üniversiteler, yapısal, pedagojik ve idari önlemler geliştirerek hem akademik başarıyı hem de toplumsal uyumu güvence altına alan kapsayıcı bir kurumsal dönüşümü hızla sağlamalıdır.