İkili İşgücü Piyasalarında Ücret ve İstihdam Dinamiklerinin Değerlendirilmesi
İkili işgücü piyasası yazınında kayıt dışı istihdam ile reel ücret dinamikleri arasındaki etkileşim, formel ve enformel sektörler arasındaki ücret farklılaşmasının asimetrik niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. Ampirik literatürdeki yaygın bulgular, kayıt dışı sektörde istihdam edilen işgücünün kurumsal koruma eksikliği sebebiyle belirgin bir ücret cezasına maruz kaldığını göstermektedir. Nitekim Polonya işgücü piyasasına odaklanan araştırma, enformel istihdamın yol açtığı ücret cezasının özellikle ücret dağılımının en alt diliminde yer alan dezavantajlı çalışanlar için çok daha yüksek düzeyde gerçekleştiğini kanıtlayarak ikili işgücü piyasası hipotezini ampirik olarak doğrulamaktadır (crossref-10-2139-ssrn-3873986). Bu tespit, enformel sektörün homojen bir yapı sergilemediğini ve gelir basamaklarına göre farklılaştığını göstermektedir. Benzer doğrultuda Türkiye işgücü piyasasını inceleyen ampirik çalışma, enformellik kaynaklı ücret cezasının gelir dağılımının alt diliminde zaman içerisinde sistematik biçimde derinleştiğini ve bu durumun düşük vasıflı beyaz yakalı hizmet işlerindeki yapısal genişlemeden kaynaklandığını ortaya koymaktadır (crossref-10-2139-ssrn-3863614). Buna karşın mevcut literatür, makroekonomik fiyat artışları ve yüksek enflasyon ortamının kayıt dışı ücret cezası üzerindeki doğrudan dinamik aktarım kanallarını açıklamakta kuramsal ve ampirik düzeyde yetersiz kalmaktadır. Çalışmaların büyük ölçüde hanehalkı işgücü anketlerinin sunduğu kesitsel gözlemlere dayanması, ani enflasyonist şokların formel ve enformel kesimler arasındaki geçişkenliğe etkisini uzun vadeli dinamik süreçler içinde ayrıştırmayı sınırlandırmaktadır. Ayrıca kayıt dışı istihdamın alt sektörler bazındaki heterojenliğini ve enflasyon baskılarının farklı gelir basamaklarındaki asimetrik yansımalarını eşzamanlı olarak modelleyen araştırmaların eksikliği temel bir araştırma boşluğu oluşturmaktadır. Söz konusu veri ve yöntem kısıtları, enflasyonist dönemlerde reel ücret kayıplarını hafifletmeye yönelik kapsayıcı sosyal güvenlik ve istihdam politikalarının geliştirilmesini güçleştirmektedir.