Dezavantajlı Grupların Erişilebilirliği ve Geçici Öğrenme Alanları
Afet sonrası eğitim süreçlerinin yeniden tesis edilmesinde kurumsal acil eylem planları ile sahadaki pedagojik gerçeklikler arasında belirgin bir gerilim gözlenmektedir. Kamu otoriteleri geçici öğrenme alanları ve konteyner sınıflar kurarak fiziksel erişilebilirliği hızla sağlamaya odaklansa da [7], alanda görev yapan eğitimcilerin karşılaştığı iletişim aksaklıkları, güvenlik endişeleri ve barınma güçlükleri eğitim kalitesini doğrudan sınırlandırmaktadır [2]. Dahası, afet ortamında derinleşen kırılganlıklar karşısında öğretmenlerin travma duyarlı ve kapsayıcı öğretim yöntemleri konusunda yeterli kurumsal hazırlığa sahip olmaması, dezavantajlı öğrencilerin öğrenme kayıplarını artırmaktadır [4]. Literatürdeki mevcut değerlendirmeler, lojistik tedarik ve fiziksel alan kurulumlarının hızına odaklanırken, afet bölgesindeki eğitimcilerin pedagojik yetkinliklerinin desteklenmesi boyutunu çoğunlukla göz ardı etmektedir. Dolayısıyla kriz yönetiminden kalıcı toparlanmaya geçişte, yalnızca fiziki altyapı inşası değil, aynı zamanda öğretmen merkezli mesleki gelişim mekanizmaları ve kapsayıcı afet müfredatının kurumsallaştırılması temel bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.